Bu yazım da 6-7 ay öncesinden...
***
Eski mahallelerin havası kalmadı gençliğimizde ilerlediğimizden beri… Gerek yaşadığım yer gerek büyük marketlerin hayatımıza girmesi hem çok kolaylaştırdı yaşamı hem de unutturdu sohbetleri. Dünya git gide kirlenirken güvenmez olduk kapımızı çalan bir kelam sorana…
“Seksenler” dizisini izliyorum bu aralar. “Evet, ben de yapardım”; “Aaaaa bu bizde de vardı” çığlıklarıyla bitiveriyor dizi… 80’lerdi benim çocukluğum, şimdi çok uzağım sanki; bir yandan da dün gibi…
Sabah kapı çaldı. Zil sesi öyle ki, aşağıdan ve yukarıdan kapı çalındığında farklı ses veriyor. Yani yerimizden kalmadan, kapı sesini ilk duyduğumuz anda, tehlike yakında mı uzakta mı anlamak mümkün.
“Abla bi kova su vercen mi.”
Bir kova su… Çocukluğuma gittim bile… Ortaokul hazırlıktayken taşınana kadar bizim de apartmanımız kova kova su ile yıkanırdı. Herkes gününü bilir, o gün kapısının önüne bir kova su çıkarırdı. Taşındıktan sonra hem çok nüfuslu apartman hem de annemle babamın çalışıyor olması nedeniyle galiba bizi muaf etmişti komşularımız… Ama şimdi bile bu konuda sorunlar çıkabildiğini hatırlar gibiyim…
Sonra bir daha taşındık. Bu sefer kapıcımız vardı. İnsan rahata çabuk alışıyor. Sabah kapıda gazete ve ekmeği görmek, çöpünüzün her akşam belli bir vakitte toplanması, hatta akşamüstü servisi – eve acil bir şey lazım oldu, hadi şunu da alıver siparişleri – rahata rahat kattı. Zaman değişiyor ve ben büyüyordum.
Kapının önüne su koydun, koymadın kavgalarının yerini arabanızı oraya koymayın da buraya koyun kavgaları almaya başladı.
Sonra ben büyüdüm. Evlendim. Yeni evim, yeni komşularım, yeni bir hayatım oldu. Gazete kapıya gelmiyor artık, ekmek de… Büyük market alışverişleri yerine mahalle dükkanlarına dönüyorum yavaş yavaş… Yufkacıdan yufka almak, başka birinin mantısını denemek… Bakkal alışverişlerine dönmek…
Hayat değişiyor diyoruz ya… O hayatı kaybetmemek biraz da bizim elimizde galiba…
“Abla bi kova su vercen mi.”
Bir cümle döndürebilir sizi hayata… Bir bakış hatırlatabilir o eski güzel günleri…
“Al ablam, kolay gelsin!”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder