Etkilenmiştim naif, kendine has duruşundan. Eşyalarını yerleştirip eline kemanını almıştı. Yüzünde tatlı bir gülümsemeyle hepimizi görüyordu. Çoktuk. Oradan oraya gitmeye çalışıyor, hedefimize varmak için sıcak, güneş demiyorduk. Yollardan geçip gidiyor, hayranlıkla etrafımızı seyrediyor, anılar biriktiriyorduk. Kemanı omzuna dayayıp o ilk notayı tınlattığında biz durmayı ve dinlemeyi seçmiştik, kimileri ise yoluna devam etmeyi. Biz notaları dinliyor, ezginin güzelliğini ve şehrin sarhoşluğunu yaşıyorduk. O artık kendi dünyasının tanrısı olmuştu. Hepimizi hissediyordu belli ki; ama ona hükmedemezdik. Müziğine kadardı yapabileceklerimiz. O ise hepimizi hükmü altına almış notalarla dans ediyordu… Kendini ve hepimizi yeniden yaratıyordu.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder