Zor günler geçiriyoruz. İnsan olan herkesin yüreği sızladı geçen hafta. Tüm acılarımız ortaya çıktı. Bir kez daha hatırladık daha senesi dolmamış acılarımızı. Zaten ağzımız açık seyrediyorduk olan biteni. Şaşırıyorduk. Bazı şeylerin yanlış gittiğini bile hissede yaşasak da, ortaya serilenler dudağımızı uçuklattı. Neden şaşırıyorduk? Zaten bilmiyor, tahmin etmiyor muyduk?
Şaşırdık, çünkü biz belki de çocukluğundaki en büyük hediyesi bisiklet olmuş, belki de o bisiklete hiç kavuşamamış çocuklarız. Şanslı azınlıktanız belki ama istemenin sınırlarını bilmiş, ayağını yorganına göre uzatabilmiş, para kazanmanın zorluğunu bilen, ailelerinden dürüstlüğü öğrenmiş, çalışmış, çabalamış, bir baltaya sap olabilmek için uğraşmış, ahlakı, ayıbı bilen, ilkeli çocuklarız…
Geldiğimiz noktada şaşırıyoruz. İsyan ediyoruz. Ama en çok içimizde patlıyor çığlıklarımız. Çünkü bildiğim küfürler anlatmaya yetmiyor içimdekini. Zaten olan bitenin benim lügatımda tam bir tanımı da yok. Hani, “vicdansız” dersiniz, ama sadece bir “-sız” ekinin bu kadar yoksunlaştırdığını sanki siz bile tahmin etmezsiniz. Hep vardır ya bir ümidimiz o “Hiç mi yok?” sorusunda…
Yazmaya oturdum; çünkü yetmiyor konuşmak hep ben ve ben gibilerin arasında. Öfkemiz ortak, düşüncelerimiz ortak, varsa bir ayrılık onu da tartışıp ya bir noktada buluşuyoruz ya da birbirimize saygı duyuyoruz.
Yazmaya oturdum; çünkü şehrin göbeğinde cehaleti gördüm. Sadece insanlık, ahlak, vicdan çerçevesinden baktığımda karşımdaki kayıtsızlığı gördüm. Çok değil belki birkaç örnek. Ama gerisinin olduğunu ve çok olduğunu çok net gösteren örnekler.
Yazmaya oturdum; çünkü tüm bunlar karşısında kendi çaresizliğimi gördüm. Cehalet ve sorgulamayan beyinler karşısında çaresiz hissediyorum şu an. Olan bitene duyarsız kalmayın, farkında olun, fark ettirin diyorum da; hangi dili kullanacağımız, nasıl anlatacağımız konusunda çalışmamız gerektiğini görüyorum çok net. Yoksa kendi kendimize söyleyeceğiz türkümüzü…
Şimdi en büyük sorum şu:
Hayata baktığın pencereler farklı olduğunda nereden ve nasıl başlamalısın anlatmaya?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder