Sayfalar

28 Eylül 2013 Cumartesi

Hayaldi, Gerçek Oldu!

Bu bloğa başlarken hayatımı değiştiriyordum adeta. Hayallerimi, hayatımda olmasını istediklerimi sıralıyordum. Adım adım ulaşmaktı niyetim. Burada da deneyimlerimi ve hayattan aldıklarımı paylaşmaktı amacım. Nereye gideceğini bilmiyordum. Nasıl ve ne zaman olacağını da… Hayatta akmak, demiştim. Hayal ettiklerimi yaşayarak hayatta akmak… Yapabilenler vardı, o zaman “neden olmasın”dı.

İlk yazımın üstünden tam bir yıl geçmiş. Düşünmemiştim ama bloğumun doğum günü yazısı olacak bu anlaşılan.

Koskoca bir yıl… 

Ne mutlu ki başladığım yerden daha iyi bir yerdeyim şimdi. Bu beni güçlendiriyor ve yeni hayaller kurmama şevk ve cesaret veriyor. 

Yazı, pasta ve fotoğraf olmalıydı hayatımda. Bana en çok keyif veren şeyler… Gönülden yaptığında her şey yerini bulur, her çaba sonuç verirdi. Öyle mi olacaktı? Doğru muydu? İstemek yapmanın gerçekten yarısı mıydı? Neleri bırakmıştım? Nelerden vazgeçmiştim? Akıllı işi miydi? Hiç mi soru sormadım? Hiç mi korkmadım? Hiç mi düşmedim? Hiç mi bırakmak istemedim?

Korktum. Ümitsizliğe kapıldığım oldu. Kafamdaki küçük adamları dinledim, dinlemedim, susturmaya çalıştım. 

Her seferinde de – yine Aykut, yine Aykut – hatırladım, kendime hatırlattım. “Cesaret, korkmadan yürümek değil, bütün korkularına rağmen yürüyebilmektir.”

Yürüdüm. Olmama ihtimalini de kabul ederek, başaramamaktan da korkmayarak yürüdüm. Bunları yazarken hala kalbim küt küt atıyor ve gözlerim güzel duygularla doluyorsa doğru yapmışım demektir.

Siz yürekten istediğinizde evren gerçekten sizin için çalışmaya başlıyor. İşin sırrı sanıyorum şu: Nasıl’ını düşünmeden isteyip yapmaya başlamak. Nasıl yapacağını evren biliyor işte. Önünüzde açılan kapıların, kapananların, karşınıza çıkan insanların, okuduğunuz haberlerin, dinlediğiniz hikayelerin bir nedeni var: enerjiniz. Belki de bu yüzden tesadüf diye bir şey yok. Ya da belki de tesadüf tam anlamıyla bu.

Ve şükretmek… İkinci sır. Her koşulda, her ne olursa olsun. 
Ve kendine inanmak…
Ve güzellikleri, güzel enerjileri hayatına kabul etmek…
Ve şans vermek…
Ve önyargılarından arınmak…
Ve…
Ve…
Ve…

Sen değiştiğinde hayatın da değişiyor. Hayatından eksilenler, hayatına girenler, hayatında yerini belirleyenler… Kayıp ve kazanç değil bu. Hayatına çektiklerin… Belki de gerçek zenginlik…

Pastalarımızın markası Tortiera küçücük bir butik pastane oldu şimdi Alsancak’ın en güzel sokağında. Her gün yeni yeni insanlarla karşılaştırıyor beni. Kimiyle enerjin tutuyor kimiyle değil ama bu mekanı sihirli hale dönüştürecek o yakaladığın enerjiler, hissediyorum. Hele bugün hiç tanımadığım birinden sabah işittiklerim: Enerjiniz çok güzel, umarım herkes bunu görür!

Umarım Tortiera hayalini böyle güzel insanlarla birlikte büyütürüz.

Tabelamızı asılı gördüğüm an hissettiklerim dün gibi… Tortiera’da branda altında içilen ilk kahve… Açıldığımız gün… İlk misafirler… İlk beğeniler… Yeniden gelen müşteriler… Ben olmadığımda tanıyıp beni soranlar… Kahvemi içmiş, cupcakelerimizi yemiş kişilerin yoldan geçerken verdiği selamlar… Her gelişinde yanında farklı birini getiren arkadaşlarım… Kapıdan da olsa uğrayıp heyecanımı paylaşanlar… 

Tekrar tekrar şükrediyorum ve güzellikleri, iyi enerjileri hayatıma kabul ediyorum. 

Ne uzun yazmışım, bir o kadar daha yazasım var. Sonuna kadar sabredip okuyan oldu mu acaba? J

Bu süreçte beni en kritik anlarda yalnız bırakmayan, beni yürekten desteklediğini hissettiğim tüm sevdiklerim… Yanımda olduğunuzu hissettirdiğiniz her an, her sözünüz, her eleştiriniz, her öneriniz benim için çok kıymetli. Bu hayal sizlerle çok daha keyifli…

Hayallerimize, yeni hayallere, güzelliklere!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder