18… Hayatımda ne garip bir yerin var. Genelinde güzellikler getirdin bana. Ama hep öğrettin…
18’inde doğmak hep 18 olmak, dedim bu sene. J İnanırlar mı? Abartma, 18 değil ama en fazla 25 gösteriyorsun, diyorlar J Kim takar yaşı, güzel ve hakkını vererek yaşadıktan sonra.
Yine de neden bilmem, doğum günlerim hüzünlendiriyor beni. Bu, bir yaş belirtisi mi? Yoksa Facebook mesajlarına karışmış hatırlanmak ve hatırlanmamak sorgusu mu? Uzakları anlıyorum da yakınlarının - yakın sandıklarının - mesajlarını okumak - belki de okuyamamak - çağa mı ayak uyduramamak yoksa yaşlanmak mı? Bilmiyorum… Oysa yüzünü görmek, sesini duymak gibisi var mı? Belki de biraz özel olduğunu hissetme isteği işte...
***
Doğum günlerini hep bir yıl daha yaşlanmak değil de bir yıl daha yaşamak olarak görmeyi yeğlerim. O geçmiş bir yılın kutlamasıdır aslında, iyisiyle kötüsüyle… Geçtiğim yıla bakıyorum. İyi ki yaşamışım.
Şimdi önümdeki zamanın bana getireceklerini merakla bekliyorum. Güzel şeyler olacak, bazen hüzne kapılsam da, hissediyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder