Sayfalar

12 Ekim 2015 Pazartesi

anKARA

Bu ülkede yaşamak, gördüklerine dayanmak, nefes almak ne kadar zorlaştı böyle. Uzun zamandır içimizin yanmadığı gün yok! Önce şaşırıyorduk. Nasıl olur diyorduk? Nasıl yapılır? Nasıl dayanılır? Vicdan nerede, ahlak nerede? Hiç mi utanma yok?

Yok! Hiçbir şey kalmadı artık. Her gün hangi acı habere uyanacağımızı bilmeden koyuyoruz kafamızı yastığa. Çünkü artık çok fazla ölüm var. Çok fazla kötülükle besleniyoruz. Kötülük her yerde… Durduramıyoruz. Elimiz kolumuz bağlı duruyoruz. Yazıyoruz, çiziyoruz, feryat ediyoruz, konuşamıyoruz ama susamıyoruz da. 

Biz bunları hak etmiyoruz! 

Hayatta kalmak için yemeliyiz, içmeliyiz, değil mi? Evet, bunun için paraya ihtiyacımız var. Çalışıyoruz bu sebeple. Daha ileriye gidebilmek için üretmeye çabalıyoruz. Planlar yapıyoruz, hayaller kuruyoruz. Ama gel gör ki hevesimiz kursağımızda kalıyor! Öldürenler utanmıyor da biz yaşamaktan utanıyoruz resmen!

Dayanmak güçleşiyor artık. Yüreğim göğsümü ağrıtırcasına çarpıyor. Yağmur içimizdeki kasveti dökmek için yağıyor, yaramıyor. Güneş umudu göstermek için açıyor, içimiz acıyor.

Ve biliyorum ki, dayanmak zorundayız. Hala iyiyi istemekten yılmamalıyız. Çünkü tam bu noktada, yeter artık, dediğin noktada vazgeçmemelisin asıl… 

Oyum mu işe yarayacak, yaramalı. Ya da yazdıklarım birini insanlığa sevk edecek mi, bilmiyorum. Tek bildiğim asıl şu an kendimi iyileştirmem gerektiği… Hepimiz iyi olmadığımızı bilerek iyileştirmeliyiz kendimizi. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder