Sayfalar

19 Ocak 2015 Pazartesi

Fotoğraflar – Barış Çağrı Genç

Sevgili Barış Çağrı Genç’in Fotoğraflar isimli öykü kitabının çıktığını duyunca hemen okunacaklar listeme eklemiştim. Artık alıp okumak istediğimi söylediğim gün de güzel bir yılbaşı hediyesi oldu bu kitap bana. Dolayısıyla yılın ilk kitabı da oluverdi. Bir öykü okumak için başladığım satırlar, öykülerin akıcı ve etkileyici dili ve birbirine bağlantısı ile birbirinin peşi sıra geldi ve kitap bitiverdi daha başlandığı günde.


Beklemediğim yerden yakalamıştı kitap beni. Fotoğraflar arasında biraz nostaljik biraz hüzünlü bir yolculuk yapacağımı düşünürken bir savaşın ortasında buluverdim kendimi. Nostaljik diyemesem de hüzünlü, bazen öfkelendiren, çokça da baktığımın ötesinde dünyaları bana hatırlatan bir okuma deneyimiydi. Ve kitap boyunca sadece tek bir fotoğrafa baktım aslında.

Kitabın kapağını kapattığımda ise hayatta herkesin kendine özel bir hikayesi olduğunu bir kez daha hatırladım. Korkularımızla, sevinçlerimizle, heyecanlarımızla insandık. Bir hayat gailesindeydik. Bazen istediklerimizi yapıyor bazen devam edebilmek için kurallara uyuyorduk. Zalimleşiyorduk ve zalimleştiğimiz kadar korkak bir çocuk taşıyorduk içimizde. Her fotoğrafta, fotoğrafta bulunan kişilerin bir hikayesi olduğu kadar fotoğrafı çekenin de bir hikayesi vardı. Bazen buluşuyordu bu hikayeler bazense sadece deklanşöre basıldığı ile kalıyordu.

Beni en çok etkileyen öykü ise “Anneler Tanır Oğullarını” oldu. “Sanırım savaş, en çok anneleri hazırlıksız yakalıyor…” (s.52) Ve her fotoğraf, çeken ve çekilenden öte başka hikayeleri de barındırıyor içerisinde. 

Kitapları anlatmayı tercih etmiyorum. Bende bıraktığı duygu, yaşantıma getirdiği bakış açısı ve yarattığı soru işaretleri ile daha çok ilgileniyorum ve bunları paylaşmayı seviyorum. Dolayısıyla kitabı keşfetme keyfini size bırakıyorum… 

Yine de arka kapaktan bir alıntı ile bitirmenin iyi olacağını düşünüyorum:

“Yıllar sonra eski bir fotoğrafı eline aldığında, o haline dönmek isteyeceksin. O karedeki haline… Bu yüzden tüm fotoğraflarda güzel görünmeli insan. Belki komik, belki düşünceli, biraz hüzünlü belki… Ama güzel… Hatta öyle güzel olmalı ki, içinde kendi olmasa da güzelleşmeli tüm fotoğraflar. Çünkü yıllar sonra, eline yalnızca kendi fotoğraflarını almıyor insan…”

“Keşke daha çok fotoğraf çekebilseydik diyorum şimdi…”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder